ISBN 978-605-81727-0-8

Büyük Çaplı Damar Vaskülitleri (Polimiyalji Romatika)


Didem Erdem 1, Tuncay Duruöz 1

1Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon AD, Romatoloji BD, İstanbul


Özet Tam Metin PDF

Özet:

Polimiyalji romatika, 50 yaş üstünü etkileyen, omuzlarda, pelvik kuşakta ve boyunda ağrı ve uzun süreli sabah tutukluğu ile karakterize, nedeni bilinmeyen inflamatuar bir hastalıktır. İnsidansı yaş ile birlikte kademeli olarak artar, 70-79 yaş grubunda pik yapar. Polimiyalji romatika dünya genelinde görülürken, en yüksek insidans İskandinav ülkelerinde saptanmıştır. Hastaların yaklaşık üçte ikisi kadındır. Polimiyalji romatika genellikle boyun, omuz ve pelvik kuşakta ağrı ve sabah tutukluğu ile karakterizedir. Tipik olarak sabah tutukluğu en az 30 dk sürer. Omuz ağrısı hastaların %70-95’inde başlangıç bulgusudur, ancak kalça ve boyun daha az (%50-70) tutulur. Bu klinik bulgular genellikle bilateraldir. Düşük dereceli ateş, yorgunluk, anoreksiya ve kilo kaybı gibi konstitüsyonel belirtiler hastaların %40’ında görülür. Distal tenosinovit, karpal tünel sendromu, periferik artrit ve distal ekstremitede pitting ödem ile birlikte diffüz şişlik gibi distal kas-iskelet sistemi bulguları hastaların yaklaşık yarısında görülür. Polimiyalji romatikanın laboratuvar bulguları nonspesifik sistemik inflamasyonu gösterir. Anemi, lökositoz ve artmış akut faz reaktanları görülür. CRP, inflamasyonun ESH’den daha duyarlı bir belirtecidir. Bazı hastalarda hafif transaminaz yüksekliği veya artmış alkalen fosfataz seviyesi olabilir. Otoantikorlar genellikle negatiftir. Polimiyalji romatika tanısını doğrulamak için görüntüleme çalışmalarına rutin olarak ihtiyaç duyulmamakla birlikte ultrasonografi (USG), manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve pozitron emisyon tomografisi (PET) tanı ve prognozu kapsamlı olarak değerlendirmede katkıda bulunabilir. USG ve MRG gibi görüntüleme yöntemleri, periartiküler yapıların inflamasyonunun polimiyalji romatikada en sık saptanan lezyonlar olduğunu göstermiştir. Polimiyalji romatikada özellikle  bisipital tenosinovit, subakromiyal-subdeltoid bursit, trokanterik bursit ve servikal interspinöz bursit tespit edilmiştir. Glenohumeral eklem ve kalça ekleminde sinovit de gözlenebilmektedir. Polimiyalji romatikanın tanısı klinik olarak konulur. Tanıda karşılaşılan güçlüklerden biri, bu duruma özgül herhangi bir tanı testinin bulunmamasıdır. Ayrıca birçok başka hastalık bu tanıyı taklit edebilmektedir. Glukokortikoidler polimiyalji romatika tedavisinde temel dayanak noktasıdır. Glukokortikoid tedavisi için evrensel olarak kabul gören herhangi bir rejim yoktur. Polimiyalji romatika başlangıç tedavisi olarak genellikle 12,5-25 mg/gün prednizolon doz aralığında minimum etkili dozunun kullanılması önerilmektedir. Klinik iyileşme tedavinin başlamasından iki hafta sonra kaydedilmelidir; dört hafta sonra hemen hemen tam yanıt beklenir. Glukokortikoid tedavisinin temel ilkesi, doz azaltılmasının kademeli olarak yapılmasıdır. Ayrıca takip sırasında relaps gelişen, glukokortikoid tedavisine anlamlı yanıt alınamayan veya glukokortikoid ile ilişkili yan etki gelişen hastalarda da metotreksat kullanılabilmektedir.


Anahtar Kelimeler:

Polimiyalji romatika, Etiyopatogenez, Tanı, Ayırıcı tanı, Tedavi