ISBN 978-605-81727-0-8

Sjögren Sendromu


Ajda Bal 1

1Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara


Özet Tam Metin PDF

Özet:

Sjögren sendromu, başta gözyaşı ve tükürük bezi olmak üzere ekzokrin bezlerin lenfositik infiltrasyonu, destrüksiyonu ve disfonksiyonu sonucu gelişen, beraberinde sistemik tutulumların da olabildiği, nispeten yavaş seyirli, kronik progresif, otoimmün bir hastalıktır. Esas olarak kuru göz (kseroftalmi), kuru ağız (kserostomi) ve parotis bezi büyümesi ile karakterizedir. Sjögren sendromu aynı zamanda başta kas-iskelet sistemi olmak üzere sinir sistemi, akciğer, böbrekler, cilt ve damarları etkileyerek sistemik tutulumlara da neden olmaktadır. Sistemik tutulumlar Sjögren sendromu tanısı konulduğunda ya da sonraki takiplerde gelişebilir. Şüpheli Sjögren sendromu için fokal lenfositik siyaladenit ve anti-Ro ve anti La antikorları araştırılmalıdır. Antikor negatif sistemik tutulumlu hastalarda biyopsi ile tanı konulabilir. Erken tanı, hastaların erken tedavi edilmesini ve komplikasyonların önlenmesini sağlar. Tanı ve tedavide multidisipliner yaklaşım gerekmektedir. Hasta eğitimi tedavinin önemli bir parçasıdır. Semptomatik tedavide, topikal ve kolinerjik ilaçlar kullanılmaktadır. Konvansiyonel hastalık modifiye edici ilaçlar (hidroksiklorokin dahil) tartışmalıdır. Hidroksiklorokinin artralji, artrit, miyalji ve cilt tutulumunda yeri vardır. Rituksimabın sikka semptomları üzerine etkisi tartışmalı olmakla birlikte ağrı ve yorgunlukta etkili görünmektedir, ayrıca sistemik tutulumlarda da yeri vardır. Sistemik tedavi, tutulan organlara göre diğer romatolojik hastalıklara yaklaşım gibi düzenlenir. Biyolojik ajanlardan B hücre temelli tedaviler ön plana çıkmaktadır.


Anahtar Kelimeler:

Sjögren Sendromu, Tanı, Tedavi